Bugün tescillendi bir karşı cinsle yapılan ikili ilişki olarak sayılan sevgililik şeysini ben artık beceremiyorum , bunu yürümesi için gerekli olan mineral hangisi ise artık bende kalmamış......................................
Seviyodum...
o kafanın önündeki takribi 5 beyaz tel sacı..........
Çelişkiler
evet ya evet uzun zamandır düşünüyorum şimdi yazasım geldi daha doğrusu artık kafamsan taştı yazimde unutim,
çelişkilerimiz ve biz insanlar ( rızanın laflarından çıkan manalarla -en beslenebilir hayvan cinsi- ). hepimizin çelişkileri var ve onlarla yaşıyoruz ama içimizde çünkü dışımızdan yaşamaya korkuyoruz onları cünkü böyle kurallarla büyüyoruz toplum bize bunları öğretiyor, çok kabul edilemez bir örnek: iyi insanlar başkasına vurmaz ( kesin yargı ) ozaman bende iyi insan olmak istiyosam başkasına vurmamlıyım eee ama içimden gelen o -zürriyetsize birtane çaksam, şöle gömsem kafayı- sesi nedir çelişkidir, böle şeyler dolu hayatımız evliysen aldatamazsın, dürüstsen çalamazsın, ve bu çelişkilerimiz o yüzden içimize gidiiyor derinlere saklanıyor,
çünkü söliyemezsin yaşıyamazsın kuralları çiynersen dışlanırsın tu kaka olursun ADAM bile sayılmazsın. yani birgün öyle birgün böyle olamazsın; ha olursun herkez oluyo ama nasıl çaktırmadan kimseye belli etmeden, olamazsın dediğim gönlünce herkesin gözü önünde olamazsın tutarsız davranamazsın yani herkesin farkedeceği şekilde çelişkili yaşıyamazsın, ama diğer insanlar gibi bu çelişkileri kendi iç dünyanda yaşabilirsin kendine çelişkini mazur gösterip afettirecek argümanları bulduktan sonrada herkesin gözü öenünde tavrını değiştirirsin kendi kendine ispatlamışsın zaten bulmuşsun yalanlarını başkalarınamı savunamıyacaksın çelişişini savunursun elbet
e peki insanlar şimdi sizin yaptığınız ayıp değilmi hani dürüstlük iyiydi adam ( yani ben )çelişkilerini göz önünde yaşıyo diye bukadar aşşağlanmayı hakkediyormu, ayıptır size babasultanlar ( babasultan: bu kelimenin sakinleştirici etkisi hayret vericidir kavga etme üzere olan iki ahmak erkeği bile durdurabilir )
ayrıca senin yapamadığın o içine attığın iki yüzlülüğünün ispatı bence; asıl adam olacaksan çık bağara bağara söle dün böyle yapıyordum bugün böle arkadaş. bugün bunu yapmak istiyorum ( ironiyeee gelllll hanım)
zaten temelde bu dünyada tutarlı olma mümkün diğil, asfaltta düz yürüyebilirsin, sallanan bir gemidede çok kasarsan belki becerirsin, ama ya sürekli dönen bir uzay gemizinde yerçekimsiz bir ortamda nekadar düz yürüyebilirsin? tüm hayat kaoslarla dolu ve bizim malak beynimiz okadar inatçı bir şekilde herşeyi kontrol etme isteğine sahipki bu kaosları göz ardı edip onların içinde düz yürümeye çalışmamız için bizi teşfik ediyor, geçen gün taner bana fal baktı hayatta her insana 1 kez bakmak gibi bir kuralı varmış bende uydum onun kuralına "çok havamda değilim tek hakkını şimdi harcama" dedi ama ben harcadım
ona çok manalı gelmeyen bir faldı ama onun dedikeri bana çok anlamlı geldi kendisi farketmedi çünkü bilmiyodu ne dediğini o yüzdende çok doğru bir faldı özetle hayatım onun değişiyle istemediğim bir yoldan ilerliyomuş böyle değilmiş ama bir süre önce yaşadığım bir yol ayrımı beni bu yola sokmuş eğer önüme çıkacak 2 fırsattan birini değerlendirirsem çok daha zor ama kendi seçtiğim yollardan birine geçebilirmişim o yollarda rahatsız ve zor olacakmış ama şuan bulunduğum yol çok düz mutlu ve başarılıymış ( nasıl oluyosa e nasıl bunu istemiyosun? bu iyi? diye sordu tam kavrayamadı tabi kendi seçmediğim iyi , seçeceklerim ise zor ) evet tamda öyle benim hayatım birkaç yıl öce yaptığım seçimde oydu : ben kaosa teslim oldum evet ( kendi seçmediğim demek yanlış ) kendi yönetmediğim herhangi bir değişimi için çaba sarfetmediğim hayatım ben kaosumla uyum içine girdim çok zor oldu ama çokdaha rahat ve verimli bir hayatım var artık ve ben bunun için çok çalıştım o iki fırsatıda kullanmıcam ben burda kaosun tam ortasında mutluyum ve önüme çıkan çelişkilerden kaoslardan maksimum faydayı çıkarmayı örendim hayatı yönetmiyorum, oda beni yönetmiyo hayalimdeki ilişkinin profili işte {yönetme-yönetilme | zorlama-zorlatılma} /*kaos yaşamın belirtisiymiş didem böle diyo güzel diyo*/
ama işte iyi şeylerin yanında ki hayatta herşey +/- si bir arada şeklinde kötüsüde geliyor ve kaosla uzlaşmanın eksiside çelişkili bir insan olmak, herkesin ilk tanımlamada napacağı belli olayan insandır demesini taşımak, bence kabul edilebilir bir zarar ( en azından pek çok kişinin aşk sandığı şey yüzünden kabul ettiklerinin yanında lati-lokum ) faydasının yanında. ama insanları korkutuyorum bazaenleri ihihihiihihihihi :):):):)
KARDEŞİM HAYATIN TAMAMI ÇELİŞKİLERLE DOLU BEN NASIL ÇELİŞMİYİM.
-bak mesela bu yazıyıda biyere bağladım
-hani bağlamazdın hiçbişeyi biyere?
-bunu bağlamak istedim ne var istedim yaptım
-çelişkili insan sana güvenilmez
-hıhı evet sanada o zaman
Çok Çalışmam lazım çook
bu aralar çook çalışmam lazım çook, önemli işler var halletmeliyim blogcum sana ilgide kusur ettim ama kısa bir süreye kadar düzelecek.
Balık-3
evet işte unuttuklarım vardı alelacele yazdığımı biliyodum :). hatta en önemli şeylerden birni unutmuşum.
balık tutmaya gittiğimiz yerde 13.yy da yapılmış bir köprü vardı alabildiğine rezalet taşlık tozlu kötü asfaltsız olan ırmağın iki yanındaki yolu birbirine bağlayan. köprüde çok eski 13.yy ama genede baya iyi durumdaydı, yüz metre ileride asfaltlı süper bir köprü vardı ve asıl trafikte ordan geçiyordu, bende bu eski köprü balık tutlduğu ve ordaki köye kestirme giriş olduğunu yöneticilerimizin de bu yüzden bu köprü ve yola fazla ilgi göstermediğini ( nede olsa 13.yy dal kalma bir tarihi eser bi restorasyon bişi yapılmalı, en azından etraftaki çöpleri temizleseniz, nesse ) halkında onlardan feyz alıp çöpleri izmaritleri oraya buraya attığını düşündüm, köprüyü ( şimdi farkediyorum tabi ) gereğinden az inceleyip balık tutma olayına daldık. daha sonra şefle birlikte geri dönüş yolunda o eski tozlu kötü malum köprüyle ırmağın diğer tarafına bağlanan yoldan geçerken şef bana aynen şöyle dedi "tolga biliyomusun bu yol ipek yolu" ney nasıl??? o an tüm algılarım açıldı beynime binen bilgi ve oranın tarihi önemi tarihi faydaları sebep olduğu savaşları herşeyi bir anda düşündüm tarihin kalbindeydim çoçukluğumda ( belgeselininde etkisi var tabi ) gözümde efsaneleşmiş masal diyarındaydım sonra gerçekliğe döndüm dumurumda benle geldi tabi bu tozlu kötü taşlık yolmu insanlık tarihini değiştirdi hıh. değiştirdiyse bile artık bizim elimizde hiçbirşeye benzemez olmuş herşey gibi onuda kıçımıza benzetmişiz. tebrik ediyorum herkesi ve kendimi nasıl bir toplumdayım ben?
Balık-2
hafta sonu balığa gittim hemde 2 gün 2 gece, süper şeyler öğrendim, turna nasıl tutulur neye benzer neden piskopattır falan gibi. aslında zevkli fakat çok uzatmamak hastalık boyutuna sardırmamak gerekli. sabah gidiceksin akşama dönüceksin olay bu
gelelim balıkçılık esaslarına önce malzemeler
1- zoka; böyle kanca şeklinde, ucları çeşit çeşit, ucunun birazı bile girse çok can yakan, girdimi çıkmayan iğneler.
2- sasi; silikondan yapılmış oyuncak bir balık içinde zokalar var. o aleti azına almak çok kötü bişidir kesin
3- lepis; bu çok güzel bişi böyle parlak renğaaarenk metal plakalar suda hareket ederek ilerliyor balıklarda bişi sanıp yutuyolar, tabiki arkasında zokası var nooldu gene aynı sonuç
4- gövde; buda uca takılan sahte yemler ile misina arasındaki ince metal tel balık ısırıp misinayı koparmasın diye
5- kamış; bu oltanın sapı işte
6- mekanizma; oltanın kamışına takılan misinayı hızlı ve düzenli toplamaya yarıyan çevirmeli kollu makara
sonra sistemler( daha bir dane ama olsun )
7- at-çek sisitemi(turnalara iyi oluyomuş); şimdi mekanizmada misinayı düzgünce toplayan ufak bir klavuz makara var onu kaldırıyoruz işaret parnağımızla misinayı sabitliyoruz
sonra kamışı var güçle sallıyoruz tam 45 derecelik bir açıya ( sor bi tam 45 tuturdunmu hiç? yok nerde... ) ulaştığımızda parnağı bırakıyoruz tabi ucundaki sahte ( ne kötü ısırdığın son şeyin tadı boka benziyosa insan ne çok üzülür yaw. ) yem misinayı çekiyor ve bırakılan açıya göre bir mesafeye gidiyor, buraya kadar zaten olta atmayı anlattık turna için değişiklik burda başlıyor attıktan bir süre sonra sarmaya başlıyoruz sasi yapısı gereği suda ilerlerken gerçek balık gibi kıpırışaşıyo canlı gibi oluyor dahada canlı gibi olmasını isterseniz üstüne yaralı balık esansı varmış aklınızda bulunsun.
sonra raconlar
8- paçalar hertür akrep haşarat keneye karşı corabın içine sokulacak
9- turna duası bilinecek, bir türlü ezberliyemedim ondan ...
10- sabır arttırılacak
cuma akşamı ssat 21:30 gibi yola çıktık 1 saatli bir yolculuktan sonra kapulukaya denen güzide turna mekanına ( yani bana öğle diedilerdi. totoş gürhan ) vardık. ilk kamp yerini beğenmedik yenisini aramaya suyu bölen dağın diğer tarafına gittik, akşam vakti manzara korkunç, feci rüzgar var ( arabayı sallıyo rüzgar o derece ) ufak bir kampımsı yaptıktan sonra cenkle gürhan çadıra yattı ben arabada yatıyorum aman tanrım nasıl korkunç sesler nasıl renkler nasıl gölgeler bir tırstım uyuyamaz oldum sabaha doğru sızmışım 4-5 gibi kalktık, sabah balığı tutmak için ( ney balığı ). ama rüzgar dinmedi kahvaltımızı edip ordan başka mekanlara yürüdük bu arada, gürhan bana balıkla ilgili dersler verdi bende can kulağıyla dinledim velhasıl kelem bir sürü teorik bilgi aldım sonra fırladım kızılırmağa hatta teorik bilgi patlaması nedeniyle 1-2 kişiyede ders verdim ilk günleriymiş ( benim kaçsa :) ) çok teşekkür ettiler. atıyorum çekiyorum atıyorum çekiyorum nafile epey bir atıp çektikten sonra cuma akşamıda 1-2 saat uyuku uyumanın verdiği yorgunluk ve rüzgarın sersemletici etkisi ( rüzgar insanı salak edebiliyor sürekli estiği vakit şaşırdım kaldım valla ) ben oldum bir malak, nessse yattım biraz uyudum sonra yemek yedik gene balık değil tavuk yedik tabiki, daha sonra bizim gürhanın şefi geldi iyi adam walla ama oda balık hastası bizimkiler gibi, ben bu akşam şef balık olmadığını görünce döner bende onunla ankaraya kaçarım dedimdi yok oda kaldı cumartesi akşamı gene ordaydık, muhabbet ettik dip oltaları attık yemek yedik sivrilerde bizi yedi, sağ kolumda ısırdıkları yerler hala kaşınıyor be herbiri kafam kadar şişlik oldu nasıl bi sivriyse meaaşallah akrep gibi, sonra gene arabaya gidip yattım busefer cenkte geldi biraz muhabbet ederiz diye ama çok muhabbet ettik ben gene anca 1-2 saat uyuya bildim sabah kalktık bizimkiler hala turnada turna koşuyolar neyse şef kolay vazgeçtide ( gürhana nazaran ) bende onunla birlikte ankaraya dönebildim.
daha uzun uzun yazmak istiyodum yaw gene zamanım olmadı :(:(:(
sonuç olarak
tlg sabır +50 bonus
tlg turna = 0
elence baya çok
1 günlüğüne gidilecek orda kalınmayacak
balıklı bir yere gidilecek
TLG Sever Bunu :)
Been Dazed and Confused for so long it's not true,
Wanted a woman, never bargained for you.
Lots of people talk and few of them know,
Soul of a woman was created below. Yeah!
You hurt and abused tellin' all of your lies,
Run around sweet baby, Lord how they hypnotize.
Sweet little baby, I don't know where you've been,
Oh, I love you baby, here I come again.
Every day I work so hard
Bringin' home my hard earned pay
Try to love you baby, but you push me away.
Don't know where you're goin'
I don't know just where you've been,
Sweet little baby, I want you again.
Been dazed and confused for so long, it's not true,
Wanted a woman, never bargained for you.
Take it easy baby, let them say what they will.
Will your tongue wag so much when I send you the bill?
Macera Dolu Amerika
ne garip yarın sabahın köründe amerikaya gidiyorum, hemde on yıllık vizem var, önceleri şaşırmıştım bu süreye ama amerika verdimi on yıllık veriyomuş zaten. gidelim görelim bakalım macera dolumuymuş değilmiymiş :) ama ne yalan söliyim biraz garip hissediyorum. sanırım mutlu olmam gerekiyo ama bana bişi ifade etmiyor bu gidiş gidicem işimi yapıcam, birşeyler öğrenicem gelicem. gezilcek yerleri gezicem maryland denen yerde gezilecek neresi varsa artık :)
yok aslında canımı sıkan sanırım sevdiklerimle vedalaşmadan gitmek.. gidipte dönememek dönüpte bulamamak var demişti rahmetli cenk, gerçektende dönüpte bulamadı medih cenk'i. ne garip insanlara boş gelen bir sürü lafı ben birebir gözlemleyerek öğrendim ondan galiba bendeki bu melankoliklik ^_^ . ama sonuçta düşünceden ibaretiz, ne düşünürsek o oluruz. iyisini düşünelim bari dimi :).
temelde ben bir insanı sevmenin o insanın yaptıklarıyla alakalı olmaması taraftarıyım ( çok kabul gören bir fikir değil ), çünkü bir insanın size davranışlarıyla karar verilen sevgiler karşılık bekler sevgilerdir bence. karşılıksızca sevmeli insan onun naaptığıyla ilgilenmemeli, ha evet tabi istemiyosa sevgiyi vermenin anlamıda yok. haberi olmadan severim insanları sorun yok bence. bu durumda tüm sevdiklerimede burdan hoşçakal diyebilirim :).
hoşçakalın on gün sonra görüşürüz.....
TLG;)
Üstad-Çekirge 2
Üstad- buyur çekirge ne istemiştin?
Çekirge- ben artık aştım üstad son basamağıda becerdim
Üstad- yaaaaa?
Çekirge- evet okadar bildiğim şeye ramen susabiliyorum insanlara hiç birşey söylemiyorum, tam kontrol elde ettim artık çenemi açmıyorum
Üstad- ee ozaman okadar aşmanın herşeyi görmenin, anlamanın, bilmenin, hissedebilebilmenin ne anlamı varki bunlar yapamasanda susacaktın ve bakacaktın diğer insanlar gibi?
Çekirge- ıııh....
Mevlana
sen bir düşünceden
ibaretsin evladım
gül düşünürsen gül bahçesi
diken düşünürsen
diken bahçesi olursun